KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/22374 E., 2018/10513 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar ile ziynet alacağı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise nafakaların miktarı, vekalet ücreti ve ziynetlerin kısmen reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında ayrıca davalı karşı-davacı kadının eşinin ailesini istemediği, eşini tehdit ettiği, kıskanç olduğu ve eşine bıçak çektiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının ağır kusurlu olduğu gözetilmeden davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-karşı davacı kadın ağır kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu eş yararına manevi tazminata karar verilemez. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi koşulları oluşmamıştır. O halde, davalı-karşı davacı kadının manevi tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4-Boşanmaya sebep olan olaylarda yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu olduğu gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak ağır kusurlu kadın yararına yoksulluk nafakasına (TMK m. 175) hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
5-Mahkemece 8 adet 22 ayar 24 gram bilezik 17.184,00 Türk lirası, 4 adet 22 ayar 15 gram bilezik 5.370,00 Türk lirası, 1 adet 22 ayar 54 gram gerdanlık seti 6.200,82 Türk lirası ve 1 adet 14 ayar 13 gram bilezik 1.390,95 Türk lirası değerindeki ziynetlerin aynen iadesi mümkün değilse bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı erkekten alınarak davalı-karşı davacı kadına verilmesine,
kadının 8 adet çeyrek altın ve 2 adet gram altın bakımından taleplerin reddine karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden 8 adet çeyrek altın ve 2 adet gram altının da davalı-karşı davacı kadına iade edilmediği, buna karşın davalı-karşı davacı kadın tarafından ziynetlerden bir adet bileziğin cep telefonu almak için bozdurulduğu anlaşılmaktadır.
O halde, kadına iade edilmeyen 8 adet 22 ayar 24 gram bilezik, 4 adet 22 ayar 15 gram bilezik, 1 adet 22 ayar 54 gram gerdanlık seti, 1 adet 14 ayar 13 gram bilezik 8 adet çeyrek altın ve 2 adet gram altın yönünden, kadın tarafından cep telefonu alımı için bozdurulduğu sabit olan 1 adet bilezeğin düşülerek kadının ziynet talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22374, K. 2018/10513, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama