KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/22432 E., 2018/9452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, nafaka miktarları ile kendisinin reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ile kendisinin reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında erkeğin eşine küfrettiği ve fiziksel şiddet uyguladığı, eşini kolundan tutarak kapının dışına fırlattığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı erkeğin, davacı-davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gereklidir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamıştır.
3-Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-davacı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Boşanma sonucu kadın, eşin maddi desteğini kaybedecektir. Kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurların ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22432, K. 2018/9452, 18 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama