KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/22474 E., 2018/9736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2018
- Mahkemesi
- ...... Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, velayet, ...... ve .........lar yönünden, davalı kadın tarafından ise; yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak ............'un ergin olduğunun anlaşılmasına göre, davalı kadının tüm, davacı erkeğin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillere göre, davalı kadının çalıştığı, düzenli gelirinin bulunduğu, tarafların gelirlerinin birbirlerine denk olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Türk Medeni Kanununun 175. madde koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. O halde, kadının yoksulluk ......sı isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde yoksulluk ......sı takdiri doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanmada manevi .........ın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ...... dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, ......... miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak
sonuçlar doğurur miktarda manevi ......... takdiri, müesseseyi amacından saptırır. ......, ......... miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davalı kadın yararına takdir edilen manevi ......... miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda ......... takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22474, K. 2018/9736, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama