KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/22579 E., 2018/10089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tazminatların miktarları yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı erkek, davacı kadına nazaran daha fazla kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin eşinin harcamalarına kısıtlama getirdiği, davacı kadının ise birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece taraflara yüklenen diğer vakıalara yönelik tanık ifadeleri soyut olup, erkeğin kadını dinen boşandığını bildirmesinden sonra tarafların evlilik birliklerine devam ettikleri için bu vakıanın da erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu oldukları halde, yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere taraflar eşit kusurlu olup, kadın yararına TMK m.174/1-2 koşulları oluşmamıştır. Bu husus gözetilmeden davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminat takdiri bozmayı gerektirmiştir.
4-Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; mahkemece kolluk marifetiyle yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağına göre, davacının ev hanımı olduğunun bildirildiği ve fakat kadın tanığının beyanına göre ise davacı kadının çalıştığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı kadının bir işte çalışıp çalışmadığı hususunda dosya kapsamına göre çelişki mevcuttur. Bu bağlamda mahkemece, davacı kadının düzenli bir işi ve kendisini yoksulluktan kurtaracak sürekli bir gelirinin olup olmadığı hususundaki çelişki giderilmeden, eksik incelemeyle davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22579, K. 2018/10089, 27 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama