İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/22844 K.2017/14728

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca aleyhe olan tüm bölümler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2016/22844Karar2017/14728Tarih18 Aralık 2017Okuma5 dk · 967 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2016/22844 E., 2017/14728 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2017
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Alacak-Yoksulluk
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

967 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca aleyhe olan tüm bölümler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Davalı-davacı erkek 31.08.2015 tarihinde eldeki davayı açtığına ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında sonradan meydana gelen değişiklikler sebebiyle yoksulluk nafakasının kaldırılması şartları oluştuğuna göre, kadın yararına daha önce hükmolunan yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, kadının emekli olduğu 01.01.2012 tarihinden geçerli olacak şekilde yoksulluk nafakasının kaldırılması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

3- Davacı-davalı kadın birleşen davasında, davalı ile 27.04.1999 tarihinde kesinleşen kararla anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma hükmüne de geçen anlaşmalı boşanma protokolünde; o dönem davalı-davacının babasına ait olan 21/1-D:9 .../... adresinde bulunan konutta kendisi ve ortak çocuğun oturmasının, söz konusu taşınmazdan herhangi bir sebeple çıkartılması durumunda davalı-davacı erkek eşin bu taşınmazla aynı bölgede ve değerde bir taşınmazı temin edeceğinin ve temin edilecek bu taşınmazın kira bedelini davalı-davacı erkek eşin karşılayacağının kararlaştırıldığını, söz konusu taşınmazı mahkeme kararıyla tahliye etmek zorunda kaldığını,

bu sebeple boşanma protokolüne dayalı olarak taşınmazı tahliye ettiği tarihten itibaren belirlenecek kira bedelinin hesaplanarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL nin yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini, davalı-davacı erkek eş ise birleşen davasında; anlaşmalı boşanma protokolünün üzerinden geçen 15 yıllık sürede karşılıklı edimler arasında mevcut dengenin kendisi aleyhine

bozulduğunu, her iki tarafında emekli maaş gelirinin bulunduğunu ayrıca davacı-davalı kadının kendisine ait evde oturduğunu iddia ederek, boşanma protokolünden kaynaklanan tüm yükümlülüklerinin kaldırılmasını talep ve dava etmişlerdir.

Mahkemece söz konusu bu istekler yönünden davalı-davacı erkeğin davasının reddine, " davacı-davalı kadının boşanma protokolünde düzenlenen konutu mülkiyet değişikliği nedeniyle 01.10.2012 tarihinde tahliye ettiği, protokol uyarınca benzeri bir taşınmazın kira bedelinin davalı-davacı tarafından karşılanacağının hüküm altına alındığı,

yapılan keşif ve bilirkişi raporuna göre taşınmazın 01.10.2012 tarihi itibariyle kirasının aylık 900,00 TL olabileceğinin tespit edildiği ve dava tarihi itibariyle toplam istenebilecek kira tutarının 34.491,00 TL olduğu" gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davacı-davalı kadının davasının kabulü ile 1.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı-davacıdan alınarak davacı-davalı kadına verilmesine karar verilmiştir.

Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların 27.04.1999 tarihinde kesinleşen kararla anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma hükmüne de geçen boşanma protokolünde; 21/1 -D:9 .../... adresinde bulunan konutta davacı-davalı kadın ve ortak çocuk 17.10.1987 doğum tarihli Gülce'nin oturmaya devam edeceklerinin, söz konusu taşınmazdan herhangi bir sebeple çıkartılmaları durumunda davalı-davacı erkek eşin bu taşınmazla aynı bölgede ve değerde bir taşınmazı temin edeceğinin ve temin edilecek bu taşınmazın kira bedelini davalı-davacı erkek eşin karşılayacağının kararlaştırıldığı ve davacı-davalı kadının bu taşınmazı 01.10.2012 tarihinde tahliye etmek zorunda kaldığı konularında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Evlilik birliğini sonlandırmak isteyen eşlerin dayanabileceği boşanma sebeplerinden birisi de anlaşmalı boşanmadır. Anlaşmalı boşanmaya hükmedilebilmesi için eşlerin boşanmanın mali sonuçlarına ve çocuğun durumuna ilişkin bir anlaşmayı hâkimin onayına sunması ve hâkimin de bu anlaşmayı onaylaması gerekmektedir.

Anlaşmalı boşanmanın maddi koşullarından biri olan bu anlaşmanın yapılabilmesi için hem eşler hem de boşanma kararı verecek hâkim bakımından bazı koşulların yerine getirilmiş olması gerekir. Türk Borçlar Kanunu’nun sözleşmelerin kurulması, geçerliliği ve hükümlerine ilişkin hükümleri, boşanma hukukunda aksine bir hüküm olmadıkça boşanmaya ilişkin anlaşma bakımından da geçerlidir.

Eşler arasında yapılan anlaşma, boşanmanın fer'i sonuçlarına ilişkin taraflarca düzenlenen ve hâkimin onay şartına bağlı özel hukuk sözleşmeleridir (... Türk Hukukunda Anlaşmalı Boşanma, ... 2016).

Her sözleşme, ifa edilmek amacıyla akdedilmektedir. Ahde vefa ilkesi uyarınca sözleşme kurulduktan sonra meydana gelen hal ve şartlar, tarafların sözleşme ile üstlendikleri ifaları etkilememelidir. Ancak bu ilkenin istisnasız uygulanması mümkün olmamaktadır. Ahde vefa ilkesinin istisnalarından birini işlem temelinin çökmesi oluşturmaktadır (TBK m. 138). Sözleşme kurulduktan sonra gerçekleşen değişiklikler sözleşmenin bir tarafı için katlanılmaz durumda ise mağdur taraf sözleşmenin uyarlanmasını, feshi ya da sözleşmeden dönmeyi talep edebilecektir. İmkânsızlık kavramından farklı olan aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama isteminin temeli, Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük

kurallarıdır. İşlem temelinin çökmesi kavramı altında değerlendirilen aşırı ifa güçlüğü, sözleşmenin yapılmasına temel oluşturan olguların, sözleşmenin kurulması sırasında tarafların öngöremeyecekleri, hesaba katmalarının beklenemeyeceği olağanüstü durumların ortaya çıkmasıyla esaslı şekilde değişmesini, sözleşmede edimler arasında kurulan dengenin alt üst olmasını, borçlu için sözleşme koşullarında borcun ifasının dürüstlük kuralına aykırı düşecek ölçüde ağırlaşmasını ifade etmektedir (..., “İfa Engelleri ve İfa Engellerine Bağlanan Hukuki Sonuçlar”, Prof. Dr. ...’a ..., ... 2011, s. 335).

Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar; artık o akitle bağlı tutulmazlar, değişen bu koşullar karşısında Türk Medeni Kanununun 2. maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyebilirler.

Mahkemece yaptırılan tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarında; davacı-davalı kadının yaklaşık 1.000,00 TL emekli maaş gelirinin ve .../... adresinde bir adet konut niteliğinde taşınmazının bulunduğu, buna karşılık davalı-davacı erkeğin ise yaklaşık aylık 1.250,00 TL emekli maaş gelirinin olduğu tespit edilmiştir.

Somut olayda tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına ilişkin kararın 27.04.1999 tarihinde kesinleştiği gözetilerek tarafların açtıkları davaların tarihine kadar geçen süre de dikkate alındığında, tarafların anlaşmalı boşanma protokolünü düzenledikleri tarihteki ve açtıkları dava tarihlerindeki sosyal ve ekonomik durumlarının emekli maaş bilgileri ilgili kurumdan istenerek araştırılması, boşanma protokolünde anne ile birlikte yaşayacağı belirtilen ortak çocuğun halen anne ile birlikte yaşayıp yaşamadığının tespit edilmesi,

tarafların olağan yaşam gereksinimlerinin ve davacı-davalı kadına ait olduğu belirtilen taşınmazın edinilme tarihinin detaylı olarak belirlenmesi ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrulusunda Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama istemi yönünden davalı-davacının talebinin değerlendirilmesi ve gerçekleşecek sonucu uyarınca Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.12.2017 (Pzt.)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22844, K. 2017/14728, 18 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/22844
Karar No
2017/14728
Tarih
18 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/22852 K.2017/13880
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/22867 K.2017/14168
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/22957 K.2017/12754
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/23027 K.2017/28174
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/23029 K.2017/28176
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/23030 K.2017/28165

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.