KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/22861 E., 2018/10053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden; davacı kadın tarafından ise, katılma yolu ile kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı erkek ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı kadının dava dilekçesinde fiziksel şiddet vakıasından sonra davalı eşi ile barıştıklarını beyan ettiği, barışma olayından sonra da şiddet vakıasına dayanmadığı, fiziksel şiddet vakıasının davalı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları yanında davacı kadının da eşinin ailesini istemediği ve eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2.bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, kadın yararına TMK m. 174/1-2 maddesi koşulları oluşmamıştır. Kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22861, K. 2018/10053, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama