KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/22869 E., 2018/10256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; davalı-karşı davacı erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, nafakalar ve eksik incelemeye yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle;
duruşma için belirlenen 01/10/2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m.175). Mahkemece davacı-karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ise de, davacı-karşı davalı kadın adına tapuda 1/2 hisse oranında kayıtlı yazlık niteliğindeki taşınmazın değerinin 3.000.000,00 Euro olduğu iddia edilmiş, mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadan nafakaya hükmedilmiştir.
Bu sebeple davacı-karşı davalı kadının usulünce ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak; boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken; bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22869, K. 2018/10256, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama