KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/22914 E., 2018/9335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile nafakanın miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise tüm yönlerden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadına kusur olarak yüklenilen "Eşini küçümsediği, çocuklarıyla bir olup dışladığı ve kardeşlerine dövdürdüğü" vakıalarına davalı erkek dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında dayanmamıştır. Dayanılmayan vakıalar kadına kusur olarak yüklenilemez. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden hatalı kusur belirlemesi sonucunda tarafların eşit kusurlu kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte belirtildiği üzere davalı erkek ağır kusurlu olup, erkeğin kusurlu davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın boşanma sonucu erkeğin maddi desteğini yitirecektir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin (TMK m.174/1-2) reddi doğru olmayıp, kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22914, K. 2018/9335, 17 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama