KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23034 E., 2018/9414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-davalı erkeğin, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenen "eşinin iş yerini bastığı ve sık sık evi terk ederek gittiği" vakıalarına dayanmadığı anlaşılmaktadır. Tarafların dayanmadığı vakıaların hükme esas alınması mümkün değildir (HMK m.25/1).
Bu durumda mahkemece, davacı-davalı tarafça usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan bu vakıa davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenilemez (HMK m. 137, 140/3, 187). Ancak mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-davalı erkeğin kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
2- Boşanmaya sebep olan olaylarda yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davacı-davalı erkek daha ağır kusurlu olduğundan, boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, kadının bu isteklerinin hatalı kusur belirlemesi sonucunda reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23034, K. 2018/9414, 18 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama