KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23183 E., 2017/1306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Nafaka
Karar Metni
176 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Boşanma veya ayrılık davaları eşlerden birinin yerleşim yerinde açılabileceği gibi, davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde de açılabilir (TMK m. 168). Bu yerlerden birini seçme hakkı, davayı açana aittir. Dosyaya alınan nüfus kaydında davacı-davalının yerleşim yeri adresinin ...., yurtiçi adresinin ise ... Köyü- ... olduğu görülmektedir. Tarafların düğünden sonra da bu köyde kaldıkları, izinlerini burada geçirdikleri anlaşılmaktadır.
Davalı, davacının yerleşim yeriyle ilgili kayıttaki bilginin aksini gösteren bir delil getirememiş, karinenin aksini ispatlayamamıştır. Davacının yerleşim yeriyle ilgili beyanını kötü niyetli olarak sicile tescil ettirdiğine ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda dava, davacı-davalının yerleşim yerinde ikame edilmiştir. O halde, ilk itirazın reddi ile işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23183, K. 2017/1306, 13 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama