KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23464 E., 2018/9820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından tedbir nafakası yönünden; davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Mahkemece davalı kadına kusur olarak yüklenen küçük düşürücü davranışlarda bulunduğu, tartışma çıkardığı, eşinin ailesine karşı saygısız davrandığı, eşine "Senin soyadını taşımaktan utanıyorum" dediği, birlik görevini ihmal ettiği vakıalarının ispat edilemediği, ispat edilemeyen vakıaların kadına kusur olarak yüklenemeyeceği açıktır. Gerçekleşen bu olay karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı kadının kusuru ispat edilememiştir.
Bu durumda erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK.m. 175). Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davalı kadın boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda tamamen kusursuz olup, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23464, K. 2018/9820, 24 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama