KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23536 E., 2018/10065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından yoksulluk nafakası talebinin reddi ile vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen ortak çocuklara yönelik fiziksel şiddet uygulama vakıasına kadın tarafından usulünce dayanılmadığından bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı-karşı davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının İş-Kur kapsamında süreli sözleşme ile çalıştığı, bu nedenle işinin sürekli olmadığı gibi kendisini yoksulluktan kurtaracak düzenli bir gelirinin de bulunmadığı ve boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkek tam kusurlu olduğuna göre, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşulları kadın yararına somut olayda gerçekleşmiştir. O halde davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, bu yön gözetilmeden isteğin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir
b)Davalı-karşı davacı erkeğin karşı boşanma davası reddedildiği halde, bu davada kendisini vekille temsil ettiren davacı-karşı davalı kadın yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrıca maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, hükmedilmemesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23536, K. 2018/10065, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama