KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/2360 E., 2016/13461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- **** ****
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Alacak
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve alacak davasının reddi yönünden, davalı-davacı kadının katılma yoluyla temyizi ise tazminatların ve nafakaların miktarları yönünden, temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 04.10.2016 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf temyiz eden ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hüküm, davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmiş, diğer taraf vekili de, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunmuştur (HUMK m. 433/2). Hükmü süresinde temyiz etmemiş olan tarafın, temyize cevap dilekçesindeki temyiz itirazlarının incelenebilmesi, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren on gün içinde cevap verilmesi halinde mümkündür (HUMK m. 433/2).
Aksi halde, süresinden sonra verilen cevap dilekçesindeki temyiz itirazları dikkate alınamaz. Davacı-karşı davalının temyiz dilekçesi diğer tarafa 21.12.2015 günü tebliğ edilmiş; karşı taraf, hükme ilişkin itirazlarını da ihtiva eden temyize cevap dilekçesini, yasal on günlük süreden sonra 04.01.2016 günü vermiştir. Bu durumda, davalı-karşı davacı kadının katılma yoluyla temyiz talebinin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Mahkemece kısa karar ile kısa karara uygun olarak düzenlenen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davalı-davacı kadın lehine 8000 TL maddi tazminata hükmedilmesine rağmen, karar gerekçesinde davalı-davacı kadın lehine 8000 TL manevi tazminata hükmedildiği belirtilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrası ile gerekçe arasında kadın lehine hükmedilen bu tazminatın niteliği yönünden çelişki yaratılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
.../...
c)Davacı-davalı erkek dava dilekçesinde ayrıca kadına ödünç verdiği 10.000 TL'nin de tahsilini talep etmiştir. Bu talep, Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine dair 4787 Sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden olmayıp, genel mahkemelerin görevi kapsamındadır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, hakim tarafından yargılamanın her aşamasında res'en gözetilir. Bu bakımdan davacı-davalı erkeğin bu isteği ile ilgili olarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/2360, K. 2016/13461, 4 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama