KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23663 E., 2017/112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Geçici Velayetin Düzenlenmesi ve Bağımsız Nafaka Davası
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadın dava dilekçesinde müşterek çocuk ile birlikte kendisi içinde tedbir nafakası (TMK m.197) ve tedbiren velayetin düzenlenmesi talebinde bulunmuş, mahkemece kadının ayrı yaşamakta haklılığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle bu talep reddedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden, davalı erkeğin annesinin "artık kızınızı istemiyoruz götürün dediği, davalının da bunun üzerine annemin istemediğini bende istemem" diyerek ayrı yaşamaya sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylara göre davacı kadın ayrı yaşamakta haklıdır. Mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumu da nazara alınarak uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir. (TMK m..336) Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır. (TMK m.197/1-son) Somut olayda, davacı kadın tedbir nafakası yanında ortak çocuğun geçici velayetinin de kendisine verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamından tarafların ayrı yaşadığı sabittir.
Gerçekleşen bu durum karşısında; mahkemece velayet düzenlemesi yapılması zorunluyken, davacının geçici velayete ilişkin talebini de kapsayacak şekilde ret hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23663, K. 2017/112, 9 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama