KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/23726 E., 2018/10772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından davalı-karşı davacı kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve tedbir nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.10.2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... ile vekili Av. ... geldiler.
Karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların Türk Medeni Kanununun 174/1 maddesi kapsamında maddi tazminat isteklerinin bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava 02.12.2014 tarihinde, birleşen dava ise 05.01.2015 tarihinde açılmış, mahkemece davalı- karşı davacı kadın yararına ilk kez dava tarihinden geçerli olmak üzere 09.06.2016 tarihli karar duruşmasında tedbir nafakasına (TMK m. 169) hükmolunmuştur. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı erkek ile davalı-karşı davacı kadının sürekli gelir getiren bir işte çalıştıkları ve gelirlerinin denk miktarda olduğu, kadın yararına tedbir nafakası (TMK m. 169) koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. O halde, kadının tedbir nafakası isteğinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/23726, K. 2018/10772, 8 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama