KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/24047 E., 2018/10583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, her iki boşanma davası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, katılma yolu ile erkeğin davasının reddi nedeniyle vekalet ücreti ile ziynet alacağı davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-karşı davacı kadının katılma yolu ile ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmü temyiz etmemiş olan tarafın, diğer tarafın temyizine cevaben hükme ilişkin itirazlarını bildirmek suretiyle hükmü katılma yolu ile temyizi mümkün (HUMK m.433/2) ise de, temyiz eden tarafın temyizine konu olmayan bir davanın katılma yolu ile temyizi mümkün olmadığından davalı-karşı davacı kadının ziynet alacağının reddine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda davacı-karşı davalı erkek ağır kusurlu, davalı-karşı davacı kadının ise az kusurlu olduğu kabul edildiği halde, erkeğin boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece kabul edilen ve davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlarına göre, davalı-karşı davacı kadının da kendi ailesinin etkisinde kalarak hareket ettiği, eşinin ailesine soğuk davrandığı,
tutarsız davranışlarının olduğu ve son olarak ailesinin etkisi ile ortak çocuğu da alarak evden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre erkek de dava açmakta haklıdır. Öyleyse, erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24047, K. 2018/10583, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama