KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/24075 E., 2018/11274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve yoksulluk nafakası yönünden, davacı-karşı davalı erkek tarafından ise katılma yoluyla ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı erkek süresinde vermiş olduğu dilekçeyle katılma yoluyla kadının kabul edilen ziynet alacağını temyiz etmiştir. Katılma yoluyla temyiz isteği asıl temyiz isteğine sıkı sıkıya bağlıdır. Davalı-karşı davacının, ziynete ilişkin bir temyizi bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı-karşı davalının bu yöne ilişkin katılma yoluyla temyiz isteği incelenemeyeceğinden, ziynete yönelik katılma yoluyla temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı erkeğin mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında evin kilidini de değiştirdiği ve bu hale göre de boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların yine de eşit kusurlu olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24075, K. 2018/11274, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama