KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/24098 E., 2018/10560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Mahkemece, "taraflar arasında geçimsizlik olduğu, evlilik birliklerinin temelinden sarsılmış olduğu ve yeniden bir araya gelebilme ihtimallerinin bulunmadığı, evliliğin bu hale gelmesinde taraflardan birinin daha ağır kusurlu olduğunun ispat edilememiş olması neticesinde tarafların eşit kusur oldukları" şeklinde yetersiz gerekçe ile karar verilmiş ancak mahkemece; taraflara yüklenen ve Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2 maddesi hükmüne dayalı olarak açılan boşanma davalarında "kusurlu davranışlarının neler olduğu” gösterilmemiştir.
Yerel mahkeme, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıaların kusur olarak nitelendirdiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklamak zorundadır. Bu nedenle, gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24098, K. 2018/10560, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama