KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/24186 E., 2018/10525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; reddedilen yoksulluk nafakası talebi, iştirak nafakasının ve tazminatların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise; boşanma davasına yönelik temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davalı erkeğe yüklenen "Kadını ve ailesini dolandırması" vakıasının ispatlanamadığı, bu sebeple erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği yine mahkemece davalı erkeğe yüklenen "fiziksel şiddet" vakıasına ise kadın tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulünce dayanılmadığı, bu nedenle usulünce dayanılmayan bu vakıanın da erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24186, K. 2018/10525, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama