KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/24422 E., 2018/10521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile ortak çocuk ...'in velayet düzenlemesi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile ortak çocuk ...'in velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle mahkemece davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen "güven sarsıcı davranışlarda bulunma ve birlik görevlerini yapmama" vakıalarına kadın tarafından usulünce dayanılmadığının, bu nedenle usulünce dayanılmayan bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflarca açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına, 2008 doğumlu ortak çocuk ...'in velayetinin babaya, 2013 doğumlu ... ...'in velayetinin ise anneye verilmesine karar verilmiş, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynle çocuklar arasında karşılıklı kişisel ilişki tesis edilmiş ancak kurulan kişisel ilişki kardeşlerin birbirini göremeyecekleri şekilde düzenlenmiştir.
Velayet kendisine bırakılmayan ortak çocukla diğer ebeveyni arasında kişisel ilişki düzenlenirken kardeşlerin de birbirini görmelerine olanak sağlayıcı şekilde düzenleme yapılması kardeşlik ilişkisinin gelişmesi için önemlidir. Bu bakımdan kardeşlerin birbirlerini görecekleri şekilde kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24422, K. 2018/10521, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama