KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/2456 E., 2017/7777 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı vekilinin ortak çocuğun velayetinin tedbiren verilmesi talebinin reddine, ... 6.Aile Mahkemesinin 2012/170 esas ve 2013/220 sayılı kararı ile ortak çocuk ... için verilen ve halen devam etmekte olan bir tedbir nafakası bulunduğundan dava tarihinden feragat tarihi olan 29/05/2015 tarihine kadar Türk Medeni Kanunun 169/1 maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesine yer olmadığına ve tedbir nafakasının kaldırılması ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş ise de; gerekçeli kararda ortak çocuğun velayetinin tedbiren verilmesi talebinin reddine ilişkin herhangi bir gerekçe belirtilmediği ve ayrıca vakıa olarak incelenmediği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre, mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur. Bu nedenle gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/2456, K. 2017/7777, 19 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama