KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/24688 E., 2018/10366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Nafaka
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi ve kadın lehine verilen nafakalar yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, gerekçeli kararda tarafların tartıştıkları, birbirlerine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladıkları, her iki tarafın da eşit kusurlu olduğunun kabulü ile erkeğin boşanma davasının kabulüne, kadının birleşen nafaka davasının reddine karar verilmiştir. Buna karşı davalı-davacı kadına izafe edilen kusurlu davranışlara davacı-davalı erkek dava dilekçesinde vakıa olarak dayanmamıştır.
Mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan vakıalar taraflara kusur olarak yüklenemez. Toplanan delillerle erkek eşin bağımsız konut sağlamadığı, eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı-davalı erkeğin tam kusurlu, davalı-davacı kadının ise kusursuz olduğu bu sebeple erkeğin davasının reddi gerektiği dikkate alındığında, erkeğin boşanma davasının kabulü hususu temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış ve yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı erkek tam kusurlu olup bu kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaktadır. Kadın yararına TMK m.174/1-2 koşulları oluşmuştur. O halde, davalı-davacı kadın lehine tarafların sosyal, ekonomik durumları kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m.4, TBK m.50 ve 51) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24688, K. 2018/10366, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama