KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/24725 E., 2017/351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, ziynet alacağı davasının reddi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına hükmedilmiştir. Davalı erkek, süresinde cevap dilekçesi vermemiştir. Davaya süresinde cevap vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır (HMK m. 128) ve diğer tarafın kusurlu olduğuna yönelik bir vakıa ileri süremez, ancak kötüye kullanılmadıkça onun ileri sürdüğü vakıaları çürütmeye yönelik delil bildirebilir.
Bu durumda, davacı kadına kusur yüklenmesi mümkün değildir. Mahkemece, kabul edilen ve gerçekleşen vakıalara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkek, tam kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2 maddesi koşulları oluşmuştur.
Hal böyle iken, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
.../...
3-Davalı erkek daha önce 25/04/2012 tarihinde ... Aile Mahkemesinin 2012/448 esas-2012/779 karar sayılı dosyasında boşanma davası açmış ve dava, erkeğin 19.07.2012 tarihinde feragat etmesi nedeniyle reddedilmiştir. Kadın ise erkeğin açmış olduğu bu davada cevap dilekçesinde ziynet alacağı isteminde bulunmuştur. Dava devam ederken kadın, 19.07.2012 tarihinde vermiş olduğu dilekçede bütün taleplerinden vazgeçtiğini bildirmiştir.
Önceki tarihli bu dosyada kadın tarafından usulüne uygun olarak açılmış bir ziynet alacağı davası bulunmadığından kadının feragat beyanı hukuki olarak sonuç doğurmamaktadır. O halde, kadının ziynet alacağı isteminin esasına girilerek gösterilen deliller değerlendirilip gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24725, K. 2017/351, 16 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama