KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/24776 E., 2016/15717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tedbir nafakası talebinin reddi yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar ve ortak çocuk lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkeğe kusur olarak yüklenen “Başka bir kadınla ilişkisi olduğu” vakıasına davacı kadın dava dilekçesinde dayanmadığından kusur belirlemesinde hükme esas alınamayacağının, ancak yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece kabul edilen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24776, K. 2016/15717, 8 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama