KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25011 E., 2018/11097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı ile ziynet alacağı davasının reddi yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkek ağır, davacı kadın ise az kusurlu bulunarak kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadının babasının erkeğe ve ailesine yönelik hakaret içerikli sözlerine kadının sessiz kaldığı vakıasının, davalı erkeğin retle sonuçlanan önceki boşanma davasının dava tarihinden öncesine ilişkin olup, bu davadan sonra tarafların bir araya gelmediklerinin bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin ve davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın için takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25011, K. 2018/11097, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama