KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25371 E., 2018/11453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, taraflar arasında davalının, eşinin ailesini istememesi, eşinin ailesine hakaret, eşine ve ailesine saygısızlık etmesi, davacının ise; kadını, ailesine karşı korumamak, ailesinin fiziksel şiddet ve hakaretlerini engellememek ve ailesinin davalıyı istememesi nedeni ile şiddetli geçemsizlik bulunduğu, evliliklerinin temelinden sarsıldığı, evliliklerinin korunmasında bir yarar kalmadığı gerekçesiyle, erkeğin davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiş ise de;
yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece kadına yüklenen kusurlardan eşinin ailesine hakaret etmesi vakasına dava dilekçesinde davacı erkek tarafından dayanılmadığı ,bu nedenle bu vakanın davalı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, kadının erkeğe ve ailesine saygısızlık etmesine yönelik eyleminin ise davacı erkeğin ailesinin, kendisine yönelik şiddet hareketleri ve hakaretlerine tepkisel nitelikte olduğu ve bu vakıalarında kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen davacı erkeğin kusurlu tutum ve davranışlarına göre evlilik birliğinin devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki, bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle davanın reddi gerekirken, yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25371, K. 2018/11453, 18 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama