KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25555 E., 2018/10992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, nafakanın miktarı ile velayet yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ile kadın yararına verilen nafakalar ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadın, Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2 maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat ve Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine dayalı yoksulluk nafakası talebini dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ileri sürmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesinde tarafların, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilecekleri yahut değiştirebilecekleri, ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen tarafın onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebileceği yahut değiştirilebileceği, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunmanın genişletilemeyeceği gibi değiştirilemeyeceği de hükme bağlanmıştır.
O halde, davacı-davalı kadının süresinde talep edilmeyen ve davalı-davacı tarafça da açıkça muvafakat edilmeyen Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat talepleri ile Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine dayalı yoksulluk nafakası talebi hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmesi gerekirken, kadının yoksulluk nafakası talebinin kısmen kabulü ile tazminat talepleri hakkında da kesin hüküm oluşturacak şekilde reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25555, K. 2018/10992, 15 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama