KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25713 E., 2018/10915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2018
- Mahkemesi
- ... 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, yoksulluk nafakası yönünden; davalı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, reddedilen ziynet ve çeyiz eşyaları ile yoksulluk nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Toplanan delillerden; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda yoksulluk nafakası talep eden davalı kadın tamamen kusurlu olup, kadının yasal şartları oluşmayan yoksulluk nafakası isteğinin reddine karar vermek gerekirken, bu talebin kabulüne yönelik yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı kadın, cevap dilekçesi ile ziynetlerin ve çeyizlerin iadesini talep etmiştir. Bu istek boşanmanın eki niteliğinde değildir. Kadının bu konuda açılmış karşı veya birleşen bir davası da bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı tarafça harç yatırılmışsa da bu istek için harcın yatırılması ve talepte bulunulması isteği dava haline getirmez. Bu durumda davalı kadının usulüne uygun açılmış bir davası ve karşı davası olmadığından, bu talebi ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması gerekirken, kesin hüküm teşkil edecek şekilde reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25713, K. 2018/10915, 15 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama