KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25736 E., 2018/4648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- İpoteğin Kaldırılması
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı banka tarafından tamamına yönelik olarak; davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla harç ve yargılama gideri olan harcın sadece davalı ...'dan tahsiline dair verilen hükme yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı bankanın temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava, aile konutu üzerine davalı banka lehine konulan ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkin olup; mahkemece dava kabul edilmiştir.
4603 sayılı "..." Geçici 4. maddesinin (3.) fıkrasında; adı geçen bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış veya açılacak dava veya takipler sonuçlandırılıncaya kadar Harçlar Kanununun 2'nci 23'üncü ve 29'uncu maddelerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Dava, banka tarafından kredi alacağının tahsili amacıyla açılmış bir dava olmayıp, üçüncü kişi tarafından banka aleyhine açılmıştır. Bu davada, banka harçtan muaf değildir.
Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326). Mahkemece alınması gereken peşin harçtan eksik kalan harcın her iki davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bankanın harçtan muaf olduğundan bahisle sadece diğer davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, yargılama sırasında davacı tarafından yatırılmış harcın da yargılama giderlerine dahil edilerek her iki davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, eksik yatan harç ve yargılama gideri olan harcın yazılı şekilde sadece banka dışındaki davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25736, K. 2018/4648, 5 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama