KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25889 E., 2017/1266 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanmadan sonra Açılan Tazminat-Nafaka-Ziynet ve Eşya Alacağı
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 4/1. maddesi uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği görüşülüp, düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının kusur belirlemesi ve tazminatlara ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, ziynet alacağı davasında verilen ilk hüküm Dairemizin 09/09/2013 tarihli bozma kararı ile "davacının 8 adet herbiri 10'ar gram 22 ayar bilezik ve 15 adet çeyrek altın talebinin bulunmadığı, bu nedenle talep dışına çıkılarak belirtilen bu ziynetler yönünden de kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı "gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece ziynet eşyaları ile ilgili bozma kararına uyulmasına karar verildiği halde, son kararda 8 adet her biri 10'ar gram olan 22 ayar altın bileziğin ve 15 adet çeyrek altın tabir edilen Cumhuriyet altınının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma doğrultusunda karar verilmemiştir. Bozmaya uyulduğuna göre, bozma ilamında gösterilen doğrultuda hüküm tesisi zorunludur.
Zira, bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. O halde 8 adet herbiri 10'ar gram 22 ayar altın bilezik ve 15 adet çeyrek altının davacıya iadesine karar verilmemesi gerekirken, yazılı şekilde bu ziynetlerin kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25889, K. 2017/1266, 9 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama