KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/2888 E., 2017/8519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, manevi tazminatın miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkeğe kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet vakıasına dilekçeler aşamasında davacı kadının dayanmadığı, dayanılmayan vakıa karşı tarafa kusur olarak yüklenemez ise de; gerçekleşen vakıalara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları versizdir.
2-Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.
Islah veya karşı tarafın açık muvafakati saklıdır (HMK m. 141). Davacı vekili tahkikat aşamasında verdiği 16.04.2015 tarihli dilekçe ile 50.000 TL manevi tazminat talep etmiş, davalı ise bu taleple ilgili olarak açık bir muvafakat beyanında bulunmadığı gibi, davacı tarafından usulüne uygun şekilde yapılmış ıslah da bulunmamaktadır.
Durum böyleyken, davacı kadının manevi tazminat isteği ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/2888, K. 2017/8519, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama