KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/2929 E., 2017/8237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, çocuk lehine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile tazminatların miktarı, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası, yargılama gideri yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Taraflar, cevaba cevap ve 2. cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarım genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m. 141/1). Davacı, dava dilekçesinde yoksulluk nafakası talebinde bulunmamıştır. Davacı ön inceleme duruşmasından önceki gün verdiği ve yasal süresinde olmayan dilekçe ile 500 TL yoksulluk nafakası talep etmiş, davalı tarafın ise bu taleplere açık muvafakati olmamıştır. İşbu talep iddianın ve savunmanın genişletilmesi niteliğindedir.
Davacı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. Durum böyleyken davacının kendisi için talep ettiği yoksulluk nafakası ile ilgili olarak “karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi gerekirken kesin hüküm oluşturacak şekilde bu taleple ilgili “ret” kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davacı kadın tarafından 02.07.2015 tarihinde 64,90-TL harç ve 60-TL gider avansı ödendiği dosyada mevcut makbuzlardan anlaşıldığından eksik hesaplama ile 276,40-TL yargılama giderine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/2929, K. 2017/8237, 4 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama