KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/3023 E., 2017/8484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, ziynet alacağı davasının reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, her iki boşanma davası ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda, erkeğin eşine barışma ve özür içeren mesajlar gönderdiği, bu mesajlar nedeniyle mesaj tarihine kadar kadının eylemlerinin affedildiği, son mesaj tarihi ile erkeğin dava tarihi arasında da kadının kusurlu bir eyleminin kanıtlanamadığı ve erkeğin tamamen kusurlu olduğundan bahisle, davalı-karşı davacı erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiş ise de;
yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadın tarafından mesajların tarihi itibariyle dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında dayanılması gerekirken, süresinde mesaj kayıtlarına delil olarak dayanılmadığı, bu nedenle bu mesajlar dikkate alınarak erkeğin affetmiş sayılamayacağı, yine af olgusunun diğer delillerle de kanıtlanamadığı görülmüş olup, davacı-karşı davalı kadının eşine fiziksel şiddet içeren eylemlerde bulunduğu, "Sen nasıl erkeksin" diyerek hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre, davalı-karşı davacı erkek dava açmakta haklıdır. Öyleyse erkeğin davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı-karşı davalı kadının ziynet alacağı davasının reddine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/3023, K. 2017/8484, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama