KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/3079 E., 2017/8474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafaka ve maddi-manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davalı-karşı davacı erkeğe ağır kusurlu kabul edilerek taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı kadın hakaret vakasına dayanmadığından bu vakıa erkeğe kusur olarak yüklenemez.
Erkeğin mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davaranışlarına ve kadının da mahkemece belirlenen ve temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyleyken, davalı-karşı davacı erekeğin ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; kadının boşanma davasında verilen boşanma hükmü sonucu itibariyle doğru olduğundan, kusura ilişkin gerekçenin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK m.438/son), davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Boşanma sebebiyle maddi-manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğinden davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/3079, K. 2017/8474, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama