KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/3105 E., 2017/8557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır (Tebligat Kanunu m. 10/1). Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır (Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 16/1). Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adres olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. ( Teb. K. m. 10/2. Yönetmelik m. 16/2).
Dava tarihi itibariyle tarafların ayrı yaşadıkları davalı erkeğin dava dilekçesinde gösterilen adreste ikamet etmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin tebliği için düzenlenen tebligatlar davalı erkeğin mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince tebliğ edilmiştir. Davalı erkeğin bilinen en son adresi araştırılmadan doğrudan mernis adresine çıkartılan bu tebligatlar usulsüzdür.
Açıklanan sebeple dava dilekçesinin davalı erkeğe usulüne uygun tebliği ile davalı erkeğe cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140). taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanılıp,
birlikte değerlendirerek bir sonuca ulaşmak gerekirken hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlali niteliğinde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/3105, K. 2017/8557, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama