KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/3515 E., 2017/9844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, 16.10.2015 tarihli ek karar ile asıl karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-16.10.2015 tarihli ek karara yönlik temyizin incelenmesinde;
Dosya kapsamından davalıya, temyiz posta giderlerini mahkeme veznesine yatırmasına dair muhtıranın, 25.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 28.08.2015 tarihinde muhtırada belirtilen posta giderlerini posta yolu ile yatırdığı ve buna ilişkin dekontun da dosyaya ibraz edildiği, bu sebeple temyizin süresinde olduğu anlaşılmakla (Anayasa Mahkemesinin 05.11.2014 tarih ve 2012/1223 sayılı kararı, YHGK. 26.04.2015 tarih ve 2013/21-2293 esas-2015/1735 karar), davalının temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin 16.10.2015 tarihli ek karara yönelik temyiz talebinin kabulüne, 16.10.2015 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına ve esas hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının asıl karara yönelik temyizinin incelenmesine gelince;
Mahkeme, tahkikatın bitiminden (HMK m. 184) sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkarılacak davetiyede (Tebligat K. m.9) belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir (HMK m.186/1). Sözlü yargılamada mahkeme, tarafların son sözlerini sorar ve hükmünü verir (HMK m. 186/2).
Hakim, Türk Hukukunu re'sen uygular (HMK m.33). Mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanununun emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (HGK 13/03/2013, 2013/802 esas, 2013/347 karar). Mahkeme, sözlü yargılama ve hüküm için yeni bir duruşma günü tayin etmeden, davalının yokluğunda hüküm vermiştir. Yerel mahkeme hakimi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. madde hükmünü dikkate almayarak taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanununun 184. ve 186. maddelerinin emredici ve açık hükmünü uygulamadığından, hükmün münhasıran bu sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/3515, K. 2017/9844, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama