KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/385 E., 2016/1765 K.·İncelenen Kararın:
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2016
- Mahkemesi
- 16. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 14/04/2015
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı anne tarafından tamamına yönelik olarak; davalı-davacı baba tarafından ise kişisel ilişkinin süresi, iştirak nafakasının miktarı ile başlangıç tarihi yönlerinden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Anne ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi; ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır bir biçimde savsaklamaları halinde hakim velayet hakkını kaldırabilir. (TMK m. 348) Toplanan delillerle ortaya çıkan durum yukarıda açıklanan şekilde nez şartlarının varlığına yeterli olmayıp, velayetin değiştirilmesine yol açar. (TMK m. 183,349) Öyle ise, olaya uygun kanun hükmünün belirlenmesinde hata ile velayetin değiştirilmesi (TMK m. 183, 349) yerine, Türk Medeni Kanununun 348. maddesi sonuçlarını doğuracak biçimde velayetin kaldırılmasına (nez'e) karar verilmesi bozmayı gerektirir.
3- Velayeti babaya verilen ortak çocuk M. 12.05.2000 doğumludur. Mahkemece anne ile her hafta sonu kurulan kişisel ilişki, çocuğun bedeni ve fikri gelişimini olumsuz etkileyebileceği gibi, babanın da velayet görevini yerine getirmesine engel olacak derecede fazladır. Küçüğün yaşı, eğitimi ve gelişimi, kişisel ilişkinin niteliği de göz önüne alınarak daha uygun süreli kişisel ilişki kurulması gerekirken, yazılı şekilde kişisel ilişki tesisi doğru görülmemiştir.
4- Ortak çocuk davanın devamı sırasında davalı- davacı baba yanında kalmaktadır. Mahkeme tarafından dava tarihinden itibaren, karar kesinleşinceye kadar ortak çocuk yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece velayet hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/385, K. 2016/1765, 3 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama