KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4345 E., 2017/9861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece kısa kararda sadece davacı-karşı davalının boşanma davasının kabulüne karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında asıl dava ve karşı boşanma davalarının ayrı ayrı kabulüne, kısa kararda davalı-karşı davacı kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmediği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davalı-karşı davacı kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesine, kısa kararda davalı-karşı davacı kadın yararına hükmedilen tazminatlara faiz hükmedilmediği halde gerekçeli kararda faize hükmedilmesine karar verilerek kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m. 298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4345, K. 2017/9861, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama