KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4498 E., 2017/9808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kadının davası, kusur belirlemesi, tazminatların reddi ve kabul edilen ziynet alacağı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların reddi ile ziynet alacağının reddedilen bölümü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında ayrıca erkeğin eşine bağımsız konut temin etmediği, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden davalı-karşı davacı kadının çalışmadığı, malvarlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-karşı davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
4- Davalı-karşı davacı kadın ikinci cevap dilekçesinde ziynet eşyası talebinde bulunmuş ve mahkemece bu isteğin kısmen kabulüne, bu karar sebebiyle taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı-karşı davacı kadının karşı dava dilekçesinde ziynet eşyasına yönelik bir talebi bulunmamakta olup, bu talebe yönelik harç yatırılması da bu isteği davaya dönüştürmez. Açıklanan sebeple davalı-karşı davacı kadının ziynet eşyası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa dair hüküm tesisi ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4498, K. 2017/9808, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama