KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4649 E., 2016/14276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi ve tazminat talepleri yönünden, davalı kadın tarafından ise; tamamı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 01.11.2016 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı ... ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı kadın, davacının da hazır bulunduğu ön inceleme duruşmasında verdiği dilekçesi ile yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ile maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talebinde bulunmuştur. "Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.
Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunamasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.
İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." (HMK m.141) Davalı kadının ön inceleme duruşmasındaki yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat istekleri, ön inceleme duruşmasında hazır olan davacının açıkça muvafakati bulunmadığından, iddia ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup, usule uygun yapılmış bir ıslah talebi de olmadığından, bu talepler yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
.../...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4649, K. 2016/14276, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama