KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4664 E., 2017/9919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, nafakalar ve kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı- karşı davalı kadının eşine nazaran az da olsa kusurlu olduğuna karar verilmiş ise de davalı- karşı davacı erkek tarafından açılan boşanma davasında ...
9. Aile Mahkemesinin 2009/466 esas, 2011/198 karar sayılı kararı ile kadının kusurlu bir davranışının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, fiili ayrılık döneminde de kadının kusurlu bir davranışının varlığının ispat edilemediği anlaşılmakla boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı kadının kusurlu bir davranışının bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışnda kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 52. ve 58. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4664, K. 2017/9919, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama