KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4721 E., 2017/10177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
230 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 madddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin , ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Davacı erkek dava dilekçesinde, davalının, yıllardır birlikte oturdukları Ankara ilinden ayrılıp Aydın ili Nazilli ilçesine taşınmak istediğini, başka bir ile taşınmak konusunda davalının ısrar ettiğini, davalı ile fikir ayrılığına düştüğünü bu nedenle evliliğin çekilmez hale geldiğini beyan ederek boşanma talep etmiştir. Mahkemece dinlenen davacı tanığı sadece davalının Ankara'da yaşamak istemediğini söylediğini beyan etmiştir.
Davacı tanığının beyanı Türk Medeni Kanunun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan bir beyan olup boşanma hükmüne esas alınamayacağı gibi dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar da boşanma hükmüne esas alınamaz. Davalı kadının eşini başka yerde yaşamaya zorlaması ve birlikte yaşamaktan kaçındığı da ispat edilememiştir. Davalı kadına atfedilecek bir kusur bulunmamaktadır.
O halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde boşanmaya karar verilmesi doğra olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4721, K. 2017/10177, 28 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama