KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/4923 E., 2016/13234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Velayetin Düzenlenmesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.01.2016 günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı ... ile vasisi ve vekilleri gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı büyükbaba; velayet sahibi annenin, çocuğa ilgisiz olduğunu ve çocuğun yaşam şartlarının kötü olduğunu iddia ederek, "dava konusu küçük ...'nın velayetinin vasisi bulunduğu oğlu ...'e vesayeten kendisine verilmesini" talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; 19.11.2003 doğumlu dava konusu çocuğun evlilik dışında doğduğu, velayetinin davalı annede bulunduğu (TMK m. 337/1), çocuğun dava dışı baba tarafından tanındığı ve babaya özgürlüğü bağlayıcı ceza (TMK m. 407) sebebiyle davacı büyükbabanın vasi olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir (HMK m. 33). Davacının talebi velayetin kaldırılmasına ilişkindir. Velayet kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir.
"Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesine" göre, çocukları ilgilendiren davalarda, iç hukuk gereğince, çocuklarla velayet sorumluluğuna sahip kişiler arasında çıkar çatışmasının söz konusu olması halinde çocukların, adli merci önündeki kendisini ilgilendiren davalarda bir temsilci atanmasını ön sorun görmektedir (Söz. m. 4).
Çocuk ile velayet sorumluluğuna sahip olan anne arasında çıkar çatışmasının bulunduğu nazara alınarak çocuğu davada temsil etmek üzere kayyım atanması için (TMK m. 426/2) yetkili vesayet makamına ihbarda bulunulması, atanacak kayyımın duruşmaya çağrılması, göstermeleri halinde tarafların ve kayyımın delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4923, K. 2016/13234, 28 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama