KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/5003 E., 2016/8152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 07.12.2015 gün ve 6260-23397 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre davalı kadının karar düzeltme isteği yersizdir.
2-Davacı erkeğin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece davacı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, tarafların boşanmalarına ve davalı kadın yararına maddi-manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davacı erkeğin temyizi üzerine, Dairemizin 07.12.2015 tarihli ilamı ile davacı erkeğin bir kısım temyiz itirazları reddedilmiş, tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilerek davalı kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmemesi yönünde hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Toplanan delilerden davalı kadın tarafından Bayındır Asliye Hukuk (aile mahkemesi sıfatıyla) mahkemesinde 30.9.2011 tarihinde boşanma davası açıldığı, bu davada davalı erkeğin kusurunun kanıtlanamadığı, davayı açan kadının geçimsizliğe tamamen kendi kusurlu davranışları ile neden olduğu belirlenerek, davasının reddine karar verildiği, Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği ve tarafların daha sonra bir araya gelmedikleri anlaşılmaktadır.
Davalı kadın tarafından eldeki temyize konu davada dinletilen bir kısım tanıkların beyanları kadın tarafından açılan ve ret edilen davadan önceki hadiselerdir. Bu iddialar önceki davada da ileri sürülmüş, değerlendirilmiş ve sabit görülmediğinden kadın tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı erkeğe kusur olarak yüklenen sadakatsizlik iddiasına davalı kadın tarafından usulüne uygun şekilde vakıa olarak dayanılmadığı, boşanma sebebi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ancak bu hususun ilk incelemede gözden kaçırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı kadın boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olup, tam kusurlu eş lehine maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası takdiri doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle Dairemizin 07.12.2015 tarih, 2015/6260 esas, 2015/23397 karar sayılı bozma-onama ilamının yoksulluk nafakasına ilişkin onama kararı ve bozma kararı yönlerinden tamamen kaldırılmasına, hükmün kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5003, K. 2016/8152, 21 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama