KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/5094 E., 2017/10325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen manevi tazminat ve iştirak nafakasının miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, manevi tazminat miktarı, iştirak nafakası, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davacı-karşı davalı kadın daha ağır kusurlu kabul edilerek taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı erkeğin, davacı- karşı davalı kadının sadakatsizliğinden başka bir vakıaya dayanmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı- karşı davalı kadına hakaret, küfür, fiziksel şiddet ve aşırı alkol alması vakıaları kusur olarak yüklenemez.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı- karşı davalı kadının sadakatsiz olduğu, davalı- karşı davacı erkeğin ise, kadına şiddet uyguladığı ve küfür ettiği, tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.
Hal böyleyken, davacı -karşı davalı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; her iki boşanma davasında verilen boşanma hükmü sonucu itibariyle doğru olduğundan, kusura ilişkin gerekçenin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK m.438/son), davalı- karşı davacı erkeğin tüm, davacı karşı davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğinden davalı- karşı davacı erkeğin manevi tazminat (TMK m. 174/2) isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5094, K. 2017/10325, 2 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama