KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/5154 E., 2017/10329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, tazminat ve nafakaların miktarları yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Mahkemece davacı kadın yararına 350 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmişse de davacı kadının Norveç'te malulen emekli olduğu, 9000 Norveç Kronu geliri ve Konya'da bir dairesinin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 175. madde koşullarının davacı kadın yararına gerçekleşmediği ve kadının düzenli ve sürekli geliri olduğundan, yoksulluğa düşmeyeceği sabittir. Bu yön dikkate alınmadan, yoksulluk nafakasına karar verilmesi yanlış bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5154, K. 2017/10329, 2 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama