KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/5296 E., 2017/13179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan nafaka, tazminatlar ve müşterek çocuklar ile kurulan kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir,
2- Tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine ve kişilik haklarına yapılan saldırının kapsamına ve ağırlık derecesine göre, davacı kadın yararına hükmedilen manevi tazminat fazla bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi de gözetilerek daha uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3- Mahkemece velayeti davacı anneye verilen ortak çocuklar ile davalı baba arasında "aynı ilde yaşamaları hali" ve "farklı ilde yaşamaları hali" için ayrı ayrı kişisel ilişki düzenlenmiştir. Taraflar mevcut duruma göre ayrı şehirlerde yaşıyor olmakla birlikte, günümüzdeki ulaşım olanaklarındaki kolaylık gözetildiğinde, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken, taraflar bu hususun dikkate alınmasını açıkça talep etmemişlerse, "ayrı şehir, aynı şehir ayrımına" gidilmesinin de önemi bulunmamaktadır. Bu bakımdan, aynı şehir-ayrı şehir ayrımına gidilmeksizin ve küçüklerin eğitim durumu ve üstün yararları dikkate alınarak daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5296, K. 2017/13179, 21 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama