KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/5307 E., 2017/10977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, maddi tazminatın miktarı ve manevi tazminatın reddi yönünden, davalı erkek tarafından ise tüm yönlerden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davalı erkeğin kabul edilen kusurlu davranışlarının yanında davalı erkeğin güven sarsıcı davranışlarda da bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin gerçekleşen bu kusurlu davranışları davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m.4, TBK m.50, 52, 58) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata (TMK m.174/2) hükmedilmesi gerekirken, manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5307, K. 2017/10977, 12 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama