KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/5647 E., 2016/6276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davalı kadının temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yerel mahkemece verilen karar "Toplanan delillerden; davalı kadının iki evinin bulunduğu ve kira geliri elde ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı kadına ait taşınmazların değerleri ile kira gelirleri tespit edilerek davalı kadının boşanma ile yoksulluğa düşüp düşmeyeceği (TMK m. 175) araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmamıştır" şeklindeki gerekçeyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkemenin uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yaptığı araştırma sonucu; davalı kadına ait villanın değerinin 750.000TL olduğu, mesken niteliğindeki diğer taşınmazından kira geliri bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı kadının yoksulluk nafakası isteğinin kabul edilebilmesi için boşanma yüzünden yoksulluğa düştüğünün belirlenmesi gerekir. Mevcut malvarlığına göre davacının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği kabul edilemez.
Türk Medeni Kanununun 175. madde şartları kadın yararına oluşmamıştır. O halde, yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Dosya kapsamına göre; davalı kadının çocukları ile villa vasfındaki taşınmazda oturduğu, mesken vasfındaki taşınmazının da kirada olduğu anlaşılmaktadır. Davalının kiradaki taşınmazından ne miktar kira geliri elde ettiği belli değildir. Davalı kadının kiradaki taşınmazdan elde ettiği gelirin, davalının asgari yaşam gereksinimlerini karşılıyacak düzeyde düzenli, sürekli ve yeterli bir gelir olup olmadığı belirlenmeden, davalı kadını süresiz olarak yoksulluk nafakasından mahrum bırakacak şekilde yoksulluk nafakasının reddine karar verilmesinin doğru olmayacağı görüşündeyim.
Davalı kadının yoksulluk nafakası talebi ile ilgili olarak, davalı kadının elde ettiği kira gelirinin davalı kadını yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı belirlenip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması gerektiği düşüncesindeyim.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5647, K. 2016/6276, 30 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama