KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/5702 E., 2016/6297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kişisel ilişki ve yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk ... ile baba arasında "çift sayı ile başlayan noel tatillerinde 24 Aralık -01 Ocak tatillerinde, ... tatillerinin ilk beş gününde, yaz tatillerinde 15- Temmuz -15 Ağustos arasında, dini bayramlarda dönüşümlü olarak çift sayı ile başlayan şeker bayramından başlamak üzere, ayrıca çocuk okula başladıktan sonra yarı yıl tatillerinde ilk bir haftası, Türkiyede bulunduğu takdirde kişisel ilişkinin her ayın 1. ve 3. Cuma günü saat 18.00'den Pazar günü akşam saat 17.00'ye kadar olacak şekilde" kurulan kişisel ilişkide 'çiftsayı ile başlayan' tabirinin anlaşılamaması, kişisel ilişkinin başlangıç bitiş günleri ve saatlerinin gösterilmemesi infazda tereddüte yol açmakta olup doğru görülmemiştir.
2-Yerel mahkemece verilen karar "Davacının belirli süreli iş sözleşmesinin davacının isteği ile sona erip ermediği ve ...'da geliri bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile davacı lehine yoksulluk nafakası takdiri doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. "şeklindeki gerekçeyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkemenin uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yaptığı araştırma sonucu; davacının iş akdinin belirli süreli olduğu için sona erdiği, davacının ...da ... Belediyesinde gözetmen olarak çalıştığı, 146 Euro geliri olduğu, 562,30 Euro kira ödediği tespit edilmiştir. Davacı kadının kendi isteği ile işten ayrılmadığı, gelirinin yeterli olmadığı sabittir.
O halde düzenli ve sürekli bir geliri bulunmayan boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olan davaca yararına uygun bir miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5702, K. 2016/6297, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama